Playlist'imden Kareler

Dersler, Stajlar ve Hayatın Ritmiyle Dans Etmek! 💃🕺

Selam millet benim en sevilen kitlem! 👋 Nasılsınız bakalım? Umarım sizler de bu İstanbul kaosunda kendi ritminizi bulmaya çalışıyorsunuzdur benim gibi. 😵‍💫

Bu aralar kafam çok dolu, biliyorsunuz değil mi? Üniversite hayatı denen bu maraton dediğimiz şey... Sanki hem bir film serisine yetişmeye çalışıyor, hem de aynı anda makyaj malzemelerimi en iyi açıyla kayda alıyorum gibi. 😅 Sürekli dersler, proje teslim tarihleri, o hayati staj görüşmeleri... Gerçekten bazen düşünüyorum da, biz bu hayatı bir tür performans sanatı gibi yaşamıyoruz mu? Her gün yeni bir sahne, her ders notu bir koreografi sanki! 🩰

Geçen hafta öyle bir noktaya geldim ki, bütün gün bilgisayar başında kodlarla boğuşurken kendimi sanki bir deadline baskısı altındaki moda fotoğraf çekimindeymişim gibi hissettim. Her şey çok gergin, her küçük detay bile büyük bir stres kaynağı olabiliyor ya? Ya da tam tersi oluyor, en sevdiğim şey bu! O yaratıcılık kıvılcımı geldiğinde, o mükemmel uyum sağlandığında, sanki bütün dünya duruyor ve sadece biz varız gibi hissediyorum. ✨ Bu kısım benim için gerçekten tutku. ❤️

O ‘Work’ Kısmını Sevmek Zorunda mıyız? 🤔

Bakın, ben bunu tamamen siyah ya da beyaz görmeye gelmiyorum. Ben bu gençliğin enerjisini yaşıyorum ve inanıyorum ki bunu en iyi biz yaşarız. Ama bu enerji bazen tükenmeye neden olabiliyor, değil mi? Sabah alarm çalıyor ve bütün o büyük beklentilerle uyanıyorsun. "Tamam, bugün yine mükemmel olmalıyım!" diyen kısım benim oluyor bazen. 🫣

İşte bu noktada "Work-Life Balance" denen o sihirli kelime devreye giriyor. Benim için bu, iki ayrı kutup değil; daha çok bir akışkanlık. Bir gün bütün gün staj raporu yazıyorsan, ertesi gün o ruh halinle gitmek zorunda değilsin. O gün kendini bilinçli olarak "RESET" tuşuna basmış olmalısın. 💆‍♀️

Benim SOS Kodu: Nasıl Nefes Alıyorum? 🧘‍♀️☕️

Peki ben bu koşuşturmacada nasıl ayakta kalıyorum? Size kendi survival kit’ımı vereyim de belki sizler de bir şeyler bulursunuz. Çünkü bu arada benim gibi takılanlarınız olmalı ya, değil mi? 👇

  • Ritüel Önemli: Ders çalışmanın sonunda ya da yoğun bir günün ardından mutlaka müzik açıyorum. O benim geçiş törenim sayılır. O sırada beni en iyi saran, tam da üzerime düşen bir Türk Pop baladı çalıyor olmalı. 🎧
  • Kaçış Noktası: Sosyal medyadan bazen uzaklaşmak gerekiyormuş. Ama kaçışım filtrelemek oluyor; sadece en enerjik, beni iyi hissettiren içerikleri tüketiyorum. Yani seçici olmalıyız! 🤫
  • Küçük Kaçamaklar: Öğle yemeği molasında uzun paragraflar yazmak yerine, şehrin en güzel köşesine gidip sadece kahvemi izliyorum. O an, sanki bir film setinden kaymaya başlamış gibiyiz. 😌

Sonuç olarak, hayatımızın tüm kareleri bu "yapıyorsun" modunda geçiyor olabilir. Önemli olan, o karelerin bazılarında kamerayı kapatıp kendinize bir mola vermeyi bilmek. Yoksa bütün film, nefes almadan çekilmiş gibi olur ya? 😉

Sizin bu dönemdeki en büyük "Self-Care" ritüeliniz ne oluyor? Yoksa benim gibi hepimiz aynı döngüde miyiz acaba? Yorumlarda buluşalım, enerjiyi paylaşalım! ✨ Hadi bakalım benim güzel insanlarım! Görüşürüz bir sonraki playlist'imde! 💖

#öğrencihayatı #ritimveben #enerjiimalı #istanbulvibes